Editor-in-Chief: Michael van der Galien:

PoliGazette haber portalında görev yapmakta olan başarılı editörün Hollanda’nın en büyük haber portallarından birinde yazdığı, İstanbul konulu  makalenin Türkçe karşılığıdır.

Poligazette’nin Penceresinden:

Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığında başkent olan İstabul’u geçen sene ziyaret  ettiğimde, burada baş örtüsü giyen bayanların, Türkiye’nin ikinci en büyük şehri İzmir’de giyenlerden daha fazla olduğunu gördüm.

Aslında, İstanbul’un büyüklüğünden oldukça çok etkilendim. Hollanda standartlarına göre İzmir 4 milyon nüfusu ile çok büyüktü fakat İstanbul’u gezen bir Hollandalı’nın burayı hissettiği şekilde tarif edecek ingilizce bir kelime bulabileceğini zannetmiyorum. Her ülke, her sınıf ve her dinden insanlar…. İnsanlar ve arabalar her yerde, öyleki caddeden karşıya geçerken koşmamak yaralanmanıza veya ölmenize sebep olabilir.

Demek istediğim, iki şehir arasındaki fark bu değil tabiki; İzmir gerçekten çok modern, çok laik bir şehir. Nerdeyse hiç baş örtüsü giyen bayan görmedim. Buarada ki bayanlar özgür ve modern. İstanbul’da 2007 yılından beri durum çok farklı. Tabiki baş örtüsüne karşı değiller Türkler fakat, İzmir de % 5 olan kullanım oranı İstanbulda %50, neredeyse her yerde . . .

BU yıl durum giderek daha da kötüye gidiyor. Diğer müslüman şehirlerden Bakü’de İzmir’de ki gibi,neredeyse hiç bir kadın kendisini kapatmaz, fakat İstanbul’da belirttiğim bu büyük rakam dahi artış içerisinde. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) nin İstanbul üzerindeki değişim etkisi sanırım çok daha hızlı gerçekleşmekte. Bayanlar bütün vücudunu siyah örtü ile kapatmış ve sadece gözleri gözükmektedir.

Aslında bu bayanların bir kısmı Türk değil, İran’dan dır.  İran da ise televizyon programları dahi çok kısıtlı olup, hükümet ne isterse evinde bayan onu izleyebilmektedir. İran’da erkekler çalışıp eşleri evde kalmak zorunda olduğundan beri, orada oldukça popüler olan Türk filmleri; İranlı bayanlarda bu büyük şehiri kendi gözleri ile görme merakını uyandırmaktadır. kocalarını ikna edenler, eşleri ile gezmeye İstanbula gelir ve kapalı gördüğümüz bayanların bir kısmını oluştururlar.

Diğer bir kısmı ise İranlı gibi giyinen, gözleri hariç her tarafını kapatan, fakat Türk gibi yürüyen Türk gibi konuşan yani Türk olan bayanlardır. Demek istediğim İstanbul’un yapısı değişmektedir. Gelecekte tekrar eskisi gibi modern şehir yapsına dönmesini umduğumuz İstanbul’u veya olmasını korktuğum şeyi; modern olmayan tamamen siyah elbise giyip kapanan İstanbul’u göreceğiz…